Kategoriler
10. SINIF 5.ÜNİTE: ROMAN

TANZİMAT ROMANCILARI

BİRİNCİ DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATI SANATÇILARI

  • ŞEMSETTİN SAMİ ( 1850–1904 )

* Devrinin en büyük dil bilgini sayılmıştır.
* İlk romanımız olan Taaşşuk -u Talat ve Fitnat adlı eseri yazmıştır. 1872’de yazılan bu eser, türünün ilk örneği olması dışında edebi değer taşımaz.

*Robinson Crusoe ve Sefiller adlı çevirileriyle roman türünün dünyaca ünlü örneklerini tanıtmıştır.

  • NAMIK KEMAL (1840–1888)

* Vatan şairimizdir.


* Toplumcu bir sanat çizgisindedir.
* Vatan, millet, özgürlük kelimelerini edebiyatta ilk kullanan kişidir.

*”Sanat, toplum içindir.” Anlayışını savunmuş, yazdıklarıyla topluma bir şeyler öğretmeye çalışmıştır.

*Romanı ve tiyatroyu toplumsal yaşama sokmuştur.
* Romantizmin etkisindedir.

*Romanı teknik açıdan kusurludur çünkü yer yer romanın akışını kesip bilgiler vermiştir.

*Ona göre roman, faydalı bir eğlencedir.
* Romanları: ilk tarihi romanımız; CEZMİ, İlk edebi romanımız; İNTİBAH

  • AHMET MİTHAT EFENDİ (1844–1912)

* Halk için roman geleneğini benimsemiştir. Popüler romanlar yazmıştır.
* Halkın anlayacağı bir dilde ve onları ilgilendiren konularda eserler vermiştir.

*Çok sayıda eser verdiği için “yazı makinesi” olarak anılır.

 *Verdiği eserlerle halka okumayı sevdirmeyi ve halkın kültür düzeyini arttırmayı amaçlamıştır.

*Meddah tarzı üslupla yazdığı eserlerinde , sanat kaygısı taşımadığından romanları teknik açıdan kusurludur.

*Birçok roman türünü denemiştir.
* Romantizmden etkilenmiştir.
* Hasan Mellah, Hüseyin Fellah, Felatun Bey ve Rakım Efendi, Henüz On Yedi Yaşında, Dürdane Hanım,Müşahedat, Paris’te Bir Türk, Jön Türk, Yeniçeriler, Esrar-ı Cinayet önemi romanlarıdır.

*Bu romanlardan Esrar-ı Cinayet, Türk edebiyatındaki ilk polisiye roman kabul edilir.

İKİNCİ DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATININ SANATÇILARI

  • RECAİZADE MAHMUT EKREM (1847- 1914)

*Edebiyat dünyasında “üstat” olarak anılmıştır.

*Yeni edebiyatın teorisyenlerindendir. Yeniliklere öncülük etmiştir.  

*İlk realist romanımız olan: Araba Sevdası‘nı yazmıştır.
* Tevfik Fikret‘in akıl hocasıdır.
* Muallim Naci ile uzun yıllar süren “eski-yeni” kavgasında yeniyi savunmuştur.
* Romanları: Araba Sevdası

  • SAMİPAŞAZADE SEZAİ (1860-1936)
  • Roman ve öykülerinde realizm akımının etkisindedir. Romancılığımızı realizme yönelten kişidir.
  • Roman ve öykülerinde halkın içindeki kahramanları kendi dilleri, çevreleri ve günlük yaşamlarıyla yansıtmıştır.
  • Öykülerindeki teknik,  romanlarındaki teknikten güçlüdür. Küçük, şaşırtıcı, önemsiz konu ve olayları, ruh çözümlemeleriyle, doğal ve günlük konuşma diliyle işler. Eserlerinde gözleme önem vermiştir.
  • Betimlemelerde ağır bir dil kullanmıştır. Konuşma bölümlerinde sade ve doğal bir dil kullanmıştır.
  • Sanat için sanat anlayışını benimsemiştir.
  •  “Jack” adlı romanı Türkçeye çevirmiştir.
  • Roman: Sergüzeşt, edebiyatımızda yer yer romantizm ve yer yer de realizmin görüldüğü, edebiyatımızdaki ilk realist roman denemesidir.
  • NABİZADE NAZIM (1862–1893)

*Öykü ve romanlarında Anadolu’ya yönelmiştir.

*İlk köy romanımız kabul edilen Karabibik’i yazmıştır. Bu eser, realizm ve natüralizmin bir bildirisi gibidir.
* Realizm, natüralizmin öncülerinden sayılır.
* İlk psikolojik roman denemesi sayılan Zehra’yı yazmıştır.

  • FATMA ALİYE

*Türk edebiyatının ilk kasın çevirmen ve romancıdır.

*Roman, biyografi,felsefe ve tarih alanında eserler vermiştir.

*Eserlerinde kadın haklarını, kadın-erkek eşitliğini işlemiştir.

*Kaaharamanları kadınlar olan hikâyeler yazmıştır.

*Ahmet Mithat Efendi ile birlikte”Hayal ve Hakikat” adlı romanı yazmıştır.

*“Muhadarat” adlı romanı, gerçek adıyla yayımlamıştır.

*İlk kadın felsefecimizdir.

*Romanları: Hayal ve Hakikat, Enîn, Muhadarat, Udî, Refet

Kategoriler
6.ÜNİTE: TİYATRO

TİYATRO NEDİR?

“İnsanı insana insanla insanca anlatma sanatıdır.” SHAKESPEARE

tiyatro simgesi ile ilgili görsel sonucu

Tiyatro sahnede, bir seyirci topluluğu önünde, oyuncular tarafından canlandırılmak üzere yazılan edebî türdü Günlük hayatta karşılaşacağımız olayları sahnede göstermek amacıyla yazılan eserlerdir. Konusunu günlük yaşamdan alabileceği gibi tarihten, mitolojiden de alabilir.

 Sahnelenen bir tiyatro, insana iletisini aracısız, yani kâğıt, ekran, film vb. olmaksızın aktarır. Tiyatro eserinde yer, dekor ve kişilerle ilgili bilgiler perde başlarında yer alır. Oyuncuların sergilemeleri gereken davranışlar yay ayraç içinde verilir. Anlatım, karşılıklı konuşma şeklindedir.

TİYATRONUN KÖKENİ

Tiyatro kelimesinin kökeni Yunanca seyir yeri anlamına gelen “theatron”dur.  Tiyatro, Antik Yunan Dönemi’nde bağ bozumu tanrısı Dionisos adına düzenlenen dinsel törenlerden çıkmıştır. Eski Yunan’da her yıl doğanın canlanışını, bereket ve bolluğu kutlamak için törenler düzenlenirdi; törenlerde halkın duygularını dile getiren bir koro, ilahiler okurdu. Daha sonra olayları canlandıran kişiler de eklenince tiyatro oluştu. Zamanla da dinsel işlevinden ayrılarak göstermeye bağlı bir sanat haline geldi.

Anadolu’da modern tiyatro öncesinde geleneksel Türk tiyatrosu egemendi. Köy seyirlik oyunları, meddah, Karagöz, orta oyunu, kukla oyunu gibi türlere ayrılan geleneksel Türk tiyatrosu, Tanzimat sonrasında da bir süre devam etmiştir. Ancak geleneksel tiyatro, değişen hayat şartlarıyla birlikte varlığını sürdürememiştir.

şair evlenmesi ile ilgili görsel sonucu
Yayımlanan ilk tiyatro eserimiz

 Batılı anlamda tiyatro Türk edebiyatına Tanzimat’la birlikte Avrupa’dan gelmiştir. Tanzimat sanatçıları Batı’dan çeviriler yapmıştır. Ahmet Vefik Paşa, Molière’den uyarlamalar yapmıştır. Türk edebiyatında yayımlanan Batılı anlamdaki ilk tiyatro 1960 yılında Tercüman-ı Ahval gazetesinde tefrika edilen Şair Evlenmesi’dir. Görmeden evliliği eleştiren bir töre komedisi olan bu eser İbrahim Şinasi tarafından yazılmıştır. Şair Evlenmesi ayrıca tefrika edilen ilk eser özelliğini de taşımaktadır.

Sahnelenen ilk tiyatro eserimiz ise Namık Kemal tarafından yazılan “Vatan Yahut Silistre”adlı oyundur.

Servet-i Fünûn döneminde okunmak için yazılan tiyatro eserleri yazılmıştır. Bu dönemde pek gelişemeyen tiyatro, Millî Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi’nde tiyatro farklı anlayışlarla gelişmesini sürdürmüştür.

TİYATRONUN GENEL ÖZELLİKLERİ

  • Görme ve işitmeye dayalı iki temel ögeden oluşur.
  • Sahne, kostüm, makyaj gibi unsurlardan yararlanılır.
  • Dil; sade, etkili ve anlaşılır olmalıdır.
  • En önemli özellik, anlatımların diyaloglarla yapılmasıdır.
  • Tiyatro, olayların gelişimine göre “perde” ve “sahne” adı verilen bölümlere ayrılır. Perde, konunun ana bölümlerinden her birine verilen addır. Sahne ise her perdenin içinde yer alan küçük bölümlerdir.
  • Tiyatroda olay, kahramanlar, mekân ve zaman ögeleri bulunur.